1.Gün: Sabah saat 07.00‘da Ümitköy Galeria önünden, 07:30’da Atatürk Lisesi önünden Karadeniz’in güzel şehirlerinden Kastamonu’ya hareket. Türkiye’nin en çok sarımsak üreten, Şapka devriminin başlatıldığı Kastamonu’daki ilk durağımız, Kurtuluş Savaşının kadın kahramanlarından olan Şerife Bacı Anıtı. Ardından Kastamonu’nun en önemli sembol eserlerinden birisi olan Saat Kulesini geziyoruz. Saat kulesi önünde hatıra fotoğrafımızı çektikten sonra Nasrullah Külliyesi’ne gidiyoruz. Külliye; şadırvan, köprü ve medresesi ile şehrin önemli yapıtlarından. Külliye’den sonra gezimizin son durağı Liva Paşa Konağı’nı (Etnografya Müzesi) geziyoruz. Müze, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Müze gezimizden sonra alışveriş için serbest zaman. Belirlediğimiz saatte buluşarak Sinop’a hareket. Otelimize yerleşme, akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
2.Gün: Sabah kahvaltısından sonra erken saatlerde otelden ayrılarak Erfelek’e hareket ediyoruz. Erfelek’te midibaslara transfer olduktan sonra 1.derece doğal sit alanı olan Tatlıca Takım Şelaleleri’ne varıyoruz. Vadi içinde art arda sıralanmış 28 irili ufaklı şelaleden oluşan ve bu özelliğiyle dünyada benzeri olmayan takım şelalelerde dar ve 2 km uzunlukta bir vadi içinde, şelaleler kenarında, kayın ormanları içinde dileyen misafirlerimizle yapacağımız yürüyüş oldukça zevkli ve heyecanlı geçecek. Yürüyüşün ardından Erfelek merkeze dönüyoruz. Öğle yemeği molamızdan sonra otobüslerimize transfer oluyor ve Otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
3.Gün: Sabah kahvaltımızın alınmasından sonra, Sinop Kalesine doğru yola çıkıyoruz. “Gölge etme başka ihsan istemem” hepimizin daha ilkokul sıralarında bu ünlü sözüyle tanıdığımız filozof Diogenes (Diyojen) ‘in İ.Ö 413’te bu kentte doğduğunu kaçımız biliyoruz? İlk olarak M.Ö 7.yy da yapılan Sinop Kalesini ve Sinop’u tüm dünyaya tanıtan kotra atölyelerini ziyaret ediyoruz. Bir sonraki durağımız pek çok ünlünün kaldığı Sinop Cezaevi’ni geziyoruz. Öğle yemeği molası. Yemekten sonra denizin içeri doğru haliç yaptığı olağanüstü bir doğa parçasını, Aklimanı görüyoruz. Akliman’ın ardından birinci derece sit alanı ilan edilen, Yemyeşil ormanı, denizin bir nehir gibi kara içine girdiği bir doğa harikasını, Türkiye’nin en büyük fiyordu olan Hamsilos Fiyordu’nu görüyoruz. Tüm bu güzellikler aklımızda kalarak Ankara’ya hareket ediyoruz. Gerekli molalar verilerek Ankara’ya varış.